| Açıklama : |
MEKENİN DERVİŞİ;AHMET MÜFTÜOĞLU ....
.Meke buluşmasına gelerek onu tanıyan dostumuz ,ustamız Tahir ÖZGÜR onu tanıdıktan sonra şunları yazmıştı.” Kocaman tepsinin içerisinde yapılan gönlü gibi bol kavurmaları yedik..
Kapının önünde sohbetten sonra MEKE’nin o muhteşem atmosferi içerisinde, kerpiçten yapılmış evin iki odasından birisine girdik...
Sarı, kör yanan kırklık bir lambanın altına oturduk...
Sarı 40’lık lambanın etrafında inanılmaz derecede uçan haşere vardı..
Çeşit çeşitlerdi...
Sineklerde vardı başka cins uçan haşarelerde...
Kimisi yüzümüze, kimisi ayağımıza, kollarımıza konuyordu..
Odanın içerisinde yaklaşık 10 kişi vardık...
...Ve bir de O..
MEKE’nin Eren’i Gönlü Güzel Ahmet Derviş...
Bir kenarda oturmuş öylece yere bakıyordu...
Hiç söze karışmıyordu...
Az önce bize yemeği yapmış ve sessizce gelip içeriye oturmuştu...
Hüsmenağa ile sohbet ederken sözlerinde nelerin gizli olduğunu, hayat dersi verir gibi cümleler kurduğunu duymuştum..
Bir yandan yüzüme, ayaklarıma, kollarıma konan haşareleri kovalıyordum... Odada bulunan bütün arkadaşlar gibi...
Sonra ona yöneldim...
"Derviş Baba... Hep böyle haşere olurmu.. Sinek olur mu"
Hiç yüzünü bana dönmeden:
’Olur Oğul" dedi..
Ben devam ettim:
" O zaman neden ilaçlamazsın.. Bir ilaç alsanda rahat yatsanız.. Rahat otursanız.. Böyle rahatsız olmaz mısınız"
İşte o zaman bir kez daha kendisine saygı duymamı gerektirecek sözleri söyledi:
"Oğul biz rahat oluruzda onlar ölür o zaman... Ne yapalım konarlar üzerimize kovalarız ellerimizle.. Ama öldürmeyiz.. Ben öldüremem haşareyi, sineği hiç bir canlıyı"
Salonda bulunanlar ne diyeceğini şaşırdı..
Yutkundum sadece...
Ellerinden öpmek, gönlüne dokunmak istedim MEKE’nin Ereni’nin, Dervişi’nin, Büyük İnsanının...
Ellerinden öpüyorum Eren Ahmet...
Gönlü Güzel İnsanların Dergahıdır orası...
BU FOTOĞRAF BİR GÜZEL İNSANIN BAŞININ GÖĞE ERMESİDİR ASLINDA “
|